Yazılar

Kanarya25

Kanarya

Kanarya (Serinus canaria ), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından güzel sesiyle ün yapmış kafeslerde beslenen bir kuş türü. Kanarya, ismini Latince’de köpek anlamına gelen cannarie kelimesinden almıştır.

Kafeste yaşayanlar, tohum ve çörek otu, solucan, şalgam tohumu, yumurta sarısı, özel mama, marul, elma ve gibi taze bitkiyle beslenirler.

Kafeslerde ve Küçük sürüler halinde etrafı ağaçlarla çevrili göl, dere gibi su kenarlarında yaşarlar.

vikipedi

Florya03

Florya


Florya (Carduelis chloris), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türüdür.

14 cm uzunluğundaki fluryaların erkekleri dişilerinden daha iri, renkleri daha göz alıcıdır. Dişi ve genç kuşlar, daha soluktur, ve kahverengi tonlar hakimdir. Gagası, kalın ve koni biçimindedir. Ötüşleri de oldukça güzel ve cıvıltılıdır. Erkeğin, “kelebek” gösteri uçuşu vardır.

Ağaçlar veya çalılıklarda yuva yapar, 3-8 yumurta bırakır. Üreme mevsimleri dışında gruplar oluşturan fluryaların başlıca besini tohumdur.
Palearktik bölgede geniş bir dağılım gösteren fluryalar, Anadolu’nun Doğu bölgeleri dışındaki bütün yörelerinde ürer, kışın göç sırasında hemen her yerde çok sayıda görülür. Bu kuş, Avrupa, kuzey Afrika ve güneyde batı Asya boyunca yaygındır.

vikipedi

Guguk kusu02

Guguk Kuşu

Gugukgiller (Cuculidae), guguksular (Cuculiformes) takımına dahil uzun ve sivri kanatlı, uzun kuyruklu, iyi uçucu kuşları oluşturan kuş familyası.

Eski ve Yeni dünya kıtalarında orman veya diğer yerlerde yaşarlar. Göçmen olanları vardır. Hoş ötüşlerinden dolayı guguk adını almıştır.
Renkleri yaşadığı ortama uygun olduğundan kendilerini iyi gizlerlerse de, bıktırıcı seslerinden yerlerini belli ederler. Çoğu kahverenkli olup, beyazımtrak göğüsleri çizgilidir. Atmacaya benzer olanları da vardır. Tırmanıcı ve döner parmaklı ayaklarının iki parmağı önde, ikisi geridedir.

Türler kuluçka asalağı olup, yumurtalarını yabancı kuşların yuvalarına bırakır, böylece yavru gugukların bakımını üvey ana baba üstlenir.

Asalak gugukların dişisi konak yuvanın sahibi olan dişi kuşun yumurtlamaya başlamasını bekleyip, kuluçkaya yatmasından önceki zamanı kollayarak, değişik yuvalara genellikle birer yumurta bırakır. Yuvalarında yabancı yumurta bulan kuşlar çoğu kez yeni bir yuva yaptıkları ya da yabancı yumurtaları yuvadan attıkları için bazı guguklarda yumurta taklitçiliği gelişmiştir. Örneğin, belirli bir türü konak olarak kullanan asalak gugukların konağınkilere benzeyen yumurtalar yumurtlaması, asalak yumurtaların yuvada kalma şansını artırır.

Guguk yavrusu 12 gün sonra genellikle üvey kardeşlerinden önce doğar. İlk dört gün içinde henüz kör ve tüysüzken, üvey ana babanın getirdiği yiyecekleri yuvanın gerçek sahibi olan yavrularla bölüşmemek için, konağın yuvasındaki yumurtaları ve yavruları akrobatik hareketlerle tek tek yuvadan atar. Üç hafta sonra üvey annesinden daha iri olur. Altı hafta beslendikten sonra, genellikle yuvayı da dağıtarak eş aramaya çıkar.

Göçmen olanları iç güdü ile yüzlerce kilometrelik yolu katederek erginlerin yanına ulaşır. Her kuş türü guguğun yumurtasını kabul etmez. Yumurtayı yuvadan atan, örten veya yuvayı terk edenleri vardır. Tavus guguğu yumurtasını saksağan, alakarga ve sis kargasının yuvasına, Hindistan’da yaşayan koel, yumurtasını kendi gibi siyah bir karganın yuvasına bırakır. Altın guguk, çoğunlukla ispinoz yuvalarını tercih eder.

Bütün guguk kuşları kuluçka asalağı değildir. Asalak olanlar çoğunlukla Eski dünya’da yaşarlar. Guguk kuşu, iri vücutlu olmasına rağmen, yumurtası küçüktür. Gerektiğinde guguk onu boğazında da taşıyabilir. Yumurtasının rengi ve büyüklüğü, yuva sahibi kuşunki gibidir. Ev sahibi kuş, çoğu zaman bunu kendi yumurtası zanneder. Guguk, zaman zaman yuvayı kontrol eder. Eğer yuva sahibi kuş, bir yırtıcı kuş tarafından avlanırsa veya şiddetli bir fırtına ile yuvası bozulursa, yumurtasını hemen oradan alarak başka bir yuvaya bırakır. Yeni dünya’da yaşayanların çoğu yuva yapar ve yavrularına bakarlar.

vikipedi

Bulbul08

Bülbül

15-17 cm (genellikle 16,5) uzunluğunda, 18-23 gr (genellikle 21 gr) ağırlığındaki bülbül, kızılkuyruğun dişisini andırır ama bacakları ve kuyruğunun ortası koyu renk değildir. Üst tüyleri kuyruk sokumunda ve sırtta kızıla çalan düz, sıcak bir kahverengidir; alt tüyleri uçuk nohudî kır olur, boğazı daha soluk renktedir. Erişkinlerde, gövdenin kırıyla kaynaşan uçuk devetüyü renginde silik bir göğüslük vardır. Kahverengi başın üstünde iri ve kara gözü, hafif beyazımtırak göz çeperiyle öne çıkar. Kaş, açık kır rengindedir. Orta Asya’da yaşayan L. megarhynchos hafizi alt türünün kaş şeridi daha belirsiz ve soluktur. Dişi ve erkek birbirine benzer, yalnız erişkin erkeğin kanat uzunluğu 90 mm’den fazla, erişkin dişininki 83 mm’den az olur.

Gençlik döneminde bülbüller, genç kızılgerdanları andırırlar, ama farklı olarak kuyrukları kızıla çalar. Bu dönemde kafa ve kanatlar daha koyu ve soluk bir kahverengi üzerine daha açık, nohudî kahve beneklidir; gerdan kirli çopur olur. Kısmî gençlik ertesi karınsasına Eylül başında girerler; küçük ve ortanca örtü telekleri, bazen de büyük örtüler ve en küçük uçma teleği yenilenir.

İlk kışındaki bülbüllerin göz çeperi yetişkinlerinkinden silik olur; güzün karınsaya yeni girmiş olanlar, gençlikteki küçük ve ortanca örtü teleklerini muhafaza ederler, o yüzden bu teleklerde silik benekler vardır. İlk baharda karınsa tamamlandığında bu benekler silinir; fakat karınsa tamamlanmamışsa bile, baharda bu telekler kullanıla kullanıla yıpranıp düz bir renk almış olabilir. Örtü telekleri kısadır. Üreme ertesi karınsasına yine Eylül başında girerler, karınsa tamamlandığında tüyleri erişkinlerinki gibidir.

Bülbülün görünüşü, yakın akrabası ardıç bülbülüne çok benzediği için, alan çalışması sırasında ayırt edilmesi bazen imkânsızdır. Ardıç bülbülünün tüyleri genellikle silik boz-kahverengidir, yalnız bazı ardıç bülbüllerinin donu, aynı bülbülünkü gibi sıcak, tarçınî bir kahverengi olabilir. O zaman uçma teleklerine bakılır: Bülbülde, kanat kapalıyken genellikle yedi esas uçma teleği gözükür; birinci esas örtü teleği uzundur. Ardıç bülbülünde kanat kapalıyken genellikle sekiz uçma teleği gözükür; birinci esas örtü teleği kısadır. Ayrıca yakından bakıldığında, bülbülün kuyruk telekleri, kızıla daha yakın bir pas rengidir; kuyruk altı lekesiz, sade ve pas rengine çalan devetüyü rengindedir; ardıç bülbülündeki gibi nohudî beyaz ve silik çizgili değildir; boğaz ve gerdanında koyu kırçıllı lekeler bulunmaz (ama uçuk gri bir karaltısı olabilir).